Haber Detayı
04 Nisan 2014 - Cuma 00:00
 
“İnsanlık El Birliği İle Tüm Toprakları Kent Toprağına Dönüştürüyor”
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Coğrafya Bölümü ile Doğa Kulübü tarafından 3 Nisan 2014 tarihinde AKÜ Atatürk Kongre Merkezi’nde “Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Arazi Yönetimi” konulu bir panel düzenlendi.
Gündem Haberi
“İnsanlık El Birliği İle Tüm Toprakları Kent Toprağına Dönüştürüyor”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Mustafa Yanalak ve Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu’nın panelist olarak katıldığı panelde günümüzde coğrafi bilgi sistemlerinin işlevleri ve arazi yönetimi konusunda bilgiler verildi. Panelin açış konuşması AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ünal Yıldırım tarafından yapıldı. Yıldırım’ın ardından söz alan İTÜ İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yanalak arazi yönetiminin 3 ana bileşen üzerine oturduğunu belirterek, “Bir araziye ilişkin bilgi elde etme ya da yönetme düşüncesindeyseniz 3 ana bilginin oluşması lazımdır. Bunlardan birincisi mülkiyet bilgisinin olması, ikincisi kullanıma ilişkin bilginin olması ve son olarak değerine ilişkin bilginin olması gereklidir. Bu üç bilgi sağlıklı olmadan araziye ilişkin yönetimde sağlıklı bir yönetim sergileyemezsiniz” dedi.

İlk Kadastro 1912’li Yıllarda Osmanlı Döneminde Gerçekleştiriliyor

Yanalak mülkiyetin anayasal olarak korunmuş bir hak olduğunu belirterek, kadastro çalışmalarının taşınmaz malların, kadastro parsellerinin hem geometrik durumunu tespit etme hem de üzerindeki hukuki durumu tespit etme amacıyla gerçekleştirildiğini anlattı. Yanalak, “Üzerindeki hukuki durumu tespit etme dediğimizde hem en temel hak olan mülkiyet hakkını tespit etme, hem de mülkiyet dışındaki sınırlı nesnel hakları tespit etme akla gelir. Kadastroyu arazi yönetimi açısından düşündüğümüzde en temel altlıkların biri kadastro altlıklarıdır ki bunun tescilini düşündüğümüzde de tapu sicil sistemi akla gelir” ifadelerini kullandı. İlk kadastronun 1912 yılında gerçekleştirildiğini belirten Yanalak, Osmanlı döneminde yapılan bu çalışmanın amacının kimden ne kadar vergi alınacağının tespitine yönelik olduğunu söyledi. Yanalak şöyle devam etti: “1912’lerde Osmanlı döneminde de taşınmazların tespit edilmesine yönelik çalışmalar var ama şu an baktığımızda o dönemki çalışmanın kadastro tespitli olmadığını anlayabiliriz. Düşünce farklı. Çünkü siz taşınmazları tespit ederken amacınıza bağlı olarak çalışma yapıyorsunuz. Temelde kadastro çalışmalarının yapılmasındaki sebep vergilendirme amaçlıdır. Kimde ne kadar taşınmazın tespit edilmesi ve ona bağlı olarak vergi alınması amacını taşıyor. 1926 yılında Medeni Kanunun çıkmasıyla beraber taşınmaz mallar kayıt altına alınmaya başlıyor. Medeni Kanun temel olarak taşınmaz malların kayıt altına alınması gerektiğini söylüyor. Böyle olunca Türkiye’de kadastro çalışmaları başlıyor.”

Türkiye’deki Verilerin Standartların Sıkıntı Söz Konusu

 

Medeni Kanun ile birlikte başlayan kadastro çalışmalarında belediye sınırları içi ve belediye sınırları dışı olarak bir ayrım oluşmaya başladığını dile getiren Yanalak, gelinen noktada üretilecek verilerde temel kıstasın coğrafi bilgi sistemlerine uyumlu olması olduğunu ifade etti. Yanalak, Türkiye’de veri anlamında çok bilgi olmasına rağmen bunların standartları ve formları anlamında sıkıntılar oluşmaya başladığına işaret ederek sözlerini şöyle noktaladı: “Kadastro kanunu ile bunlar birleştiriliyor. Aynı standartta üretim yapılsın diye düşünülüyor. Ortada mülkiyet, kadastro ve kadastro sınırları açısından baktığımızda standart açısından farklılıkları olan, farklı doğrulukları olan haritaları bir araya getirmeye çalışıyorsunuz. Ölçme teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte aynı standartta ölçüm yapabiliyorsunuz ama farklı ölçme teknikleri, farklı standartlarda, doğrultularla, yaklaşımlarla, yönetmeliklerle ürettiğimiz haritalar ve kadastro bilgileri ortaya çıkıyor. Bunların ölçekleri, standartları ve altlıkları farklı. Son yönetmelik kapsamında yerleşen kavram ise üretilen harita bilgilerinin bir coğrafi bilgi sisteminde kullanılmaya uygun olacak şekilde üretilmesidir. Önceden her kurum kendi amacını ve kendi görevini tamamlayacak kadar harita üretiyor ve kendi işi bittiğinde ben kendi sorunumu çözüyorum diye düşünüyordu. Sonuçta bir coğrafi bilgi sistemine altlık olacak bir şekilde harita ve harita bilgisi üreteceksiniz denildi. Şu anda Türkiye’de veri anlamında çok bilgi var ama bunların standartları ve formları anlamında sıkıntılar oluşmaya başladı. Arazi yönetiminden baktığınızda bu önemli bir gelişme ki bu zamanında öngörülmüş olsaydı biz arazilerimizi daha verimli kullanabiliyor, analizleri doğru yapıp ihtiyaçlara bağlı olaraktan arazilerin kullanımına yönlendiriyor olabilirdik. İmar planlaması ve tarım planlaması açısından bunu yapabilirdik.”

Haritacılar Doğayı Modellemeye Çalışır

Prof. Dr. Yanalak’ın ardından söz alan İTÜ İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu ise harita, insan ve doğanın birbirinden kopmasının mümkün olmadığını belirterek, haritacıların bu noktada doğayı modellemeye çalışan insanlar olduğunu söyledi. Bir şeyi modellemek için onu iyi algılamak gerektiğini ifade eden Yomralıoğlu, “Bir şeyi modellemek için onu iyi algılamak gerekiyor. Doğa en iyi tasarımcıdır. Bir harita çizecekseniz doğada bunun nasıl olduğunu bilmeniz gerekir. Bir depremin veya herhangi bir olayın nasıl olduğunu bilmek gerekir. Onun için doğayı takip etmekte yarar var” dedi. Yomralıoğlu dünyada nüfus başta olmak üzere atmosferde ve iklimde çok hızlı değişim olayları yaşandığını kaydederek, bunun sonucunda doğal kaynakların zaman içerisinde tükendiğini ve sorunlar yaşandığını anlattı. Yomralıoğlu şöyle devam etti: “Tahminlere bakıldığında dünya nüfusunun çok kısa bir zamanda 2 katına çıkacağı ve kentlere yapılan göçlerin yüzde 80-90 seviyelerine çıkacağı görünüyor. Dünyanın dörtte üçü suyla kaplıdır ama buna rağmen su problemi yaşanıyor. Doğal kaynaklar bizlere yetecekmiş gibi görünüyor ama dünya hala açlıkla, erozyonla ve kuraklıkla mücadele ediyor. Tüm bunlara bakıldığında bu olayların gerçekleştiği yerin arazi olduğunu görüyoruz. O zaman bizim doğal kaynakları iyi yönetmemiz gerekiyor. Ama bir yönetimden söz edeceksek doğayı iyi bilmemiz gerekir. O zaman biz arazi yönetimi diye bir kavramla karşı karşıya kalıyoruz.”

İnsanlık El Birliği İle Tüm Toprakları Kent Toprağına Dönüştürüyor

İnsanlığın el birliği ile tüm toprakları kent toprağına doğru dönüştürmeye çalıştığına dikkat çeken Yomralıoğlu, “Bu açıdan baktığımızda bu yönetimin gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Dünyada birçok farklı kurum, kuruluş, kişi bir araya gelerek ya da kendileri ile ilgili alanlardaki olayları tarif ederek bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tüm bu olayları gerçekleştirirken ihtiyaç duydukları önemli araçlardan bir tanesi haritadır. Onun için haritaların nitelikli, kaliteli, sağlıklı ve çeşit çeşit üretilmesi gerekir” ifadelerini kullandı. Yomralıoğlu, insanların ihtiyaçları için tasarladıkları hususları araziye yansıtmaları gerektiğine işaret ederek, bunun içinse harita tabanlı verilere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

İnsanlar Çağlar Boyunca Haritadan Vazgeçememiştir

 

Olayları tarif etmek için en önemli aracın harita olduğunu ifade eden Yomralıoğlu, “Çağlar boyunca bütün insanlık kullanıp vazgeçememiştir. Ancak haritalara baktığımızda bu, sözü edilen olayları çözebilmek anlamında yeterli mi diye bir soruyla karşı karşıya kalıyoruz. Çünkü artık haritalar bizlere sabit bilgiler sunuyor” diye konuştu. Haritaların belirli bir ölçekte olması nedeniyle sınırlı sayıda bilgi elde edilebileceğini dile getiren Yomralıoğlu, coğrafi bilgi sistemlerinin bir yerden başka bir yere giden yolu sadece gözle görmenin yeterli olmayacağını, en kısa nasıl gidilebileceğine dair veri ve bilgilere duyulan ihtiyaca yanıt olarak ortaya çıktığını ifade etti. Yomralıoğlu’nun konuşmasının ardından panel, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Panele AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Özdemir, Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Saffet Erdoğan, Coğrafya ve Harita Bölümlerinin öğretim elemanları ile çok sayıda öğrenci katıldı.>>Haber Merkezi

Kaynak: Editör:
Etiketler: Afyon, Kocatepe, Üniversitesi, (AKÜ), Coğrafya, Bölümü, Doğa, Kulübü, tarafından
Yorumlar
Diğer Haberler
Çobanlar’da tekstil fabrikasınınkadın ustaları sertifikalarına aldı
Çobanlar’da tekstil fabrikasınınkadın ustaları sertifikalarına aldı
450 şef Afyon’u keşfetti
450 şef Afyon’u keşfetti
Afyonkarahisar da Domuz etide yedirdiler
Afyonkarahisar da Domuz etide yedirdiler
“Fabrikadan yaklaşık 1500 kişi istifade edecek”
“Fabrikadan yaklaşık 1500 kişi istifade edecek”
Zafer’in 2019 yılı afyonkarahisar faaliyetleri ve 2020 planları
Zafer’in 2019 yılı afyonkarahisar faaliyetleri ve 2020 planları
Kızılay gıda yardımlarına devam ediyor
Kızılay gıda yardımlarına devam ediyor
Akdağ Göleti buz tuttu, ördekler göl üzerinde kameralara poz verdi
Akdağ Göleti buz tuttu, ördekler göl üzerinde kameralara poz verdi
   İhsaniye turizm meslek lisesi ile özgül termal arasında işbirliği
İhsaniye turizm meslek lisesi ile özgül termal arasında işbirliği
Emirdağ’da karla mücadele çalışması başladı
Emirdağ’da karla mücadele çalışması başladı
“Yeni yıl sağlık, huzur ve barışla yazılsın”
“Yeni yıl sağlık, huzur ve barışla yazılsın”
AK Parti Döğer, Erkmen ve Işıklar’da kongreye gitti
AK Parti Döğer, Erkmen ve Işıklar’da kongreye gitti
“Ellerimizi yıkamayı ihmal etmeyelim”
“Ellerimizi yıkamayı ihmal etmeyelim”
Başkan Nergiz’den duyarlı davranış
Başkan Nergiz’den duyarlı davranış
Rusya
Rusya'dan Türkiye'ye kritik çağrı: Savaş uçakları için...
Başkan Koyuncu Ankara’dan heybesi dolu döndü
Başkan Koyuncu Ankara’dan heybesi dolu döndü
Sevgi bohçası izler bırakıyor
Sevgi bohçası izler bırakıyor
AKÜ, gastronomi şehrinin akredite üniversitesi oldu
AKÜ, gastronomi şehrinin akredite üniversitesi oldu
“Teknoloji Fakültesi mühendislik eğitimi veriyor”
“Teknoloji Fakültesi mühendislik eğitimi veriyor”
Sinada, “edebiyat akademisi” oldu
Sinada, “edebiyat akademisi” oldu
Afyon’da üretim, gastronomi kültürünü geliştirdi
Afyon’da üretim, gastronomi kültürünü geliştirdi
Küçükhüyük Belediyesi’nden asker eğlencesi
Küçükhüyük Belediyesi’nden asker eğlencesi
TARIMKON gıda terörüne karşı mücadele başlattı
TARIMKON gıda terörüne karşı mücadele başlattı
Tarihi eserleri satmaya kalkınca yakalandılar
Tarihi eserleri satmaya kalkınca yakalandılar
Kabukçu çalışmaları değerlendirdi
Kabukçu çalışmaları değerlendirdi
Vali Tutulmaz, Hocalar İlçesinde Vatandaşları Dinledi
Vali Tutulmaz, Hocalar İlçesinde Vatandaşları Dinledi
Sokak hayvanları unutulmadı
Sokak hayvanları unutulmadı
Muhtar suya zam yapınca köylüler susuz kaldı
Muhtar suya zam yapınca köylüler susuz kaldı
Vali Tutulmaz Yılın Son Halk Toplantısında Vatandaşı Dinledi
Vali Tutulmaz Yılın Son Halk Toplantısında Vatandaşı Dinledi
2 kg Kubar Esrar maddesi yakalandı
2 kg Kubar Esrar maddesi yakalandı
Emirdağ “çay dere”de temizlik çalışmaları başladı
Emirdağ “çay dere”de temizlik çalışmaları başladı
Haber Yazılımı